Bu kareler şaşkına çeviriyor
Eski özel harekat polisi meslektaşlarını...
Dünyaya Rezil Olduk
Polis Araçlarını Yaktılar
Rahmetli Başkomiserim beni çok sevdiğini söyler, zaman zaman da nasihatte bulunurdu… Hiç unutmuyorum ilk nasihatında “ Bak oğlum, bu meslekte başarılı olmak istiyorsan… BİR GÖZÜN KÖR, Bir KULAĞIN SAĞIR, Küçük DİL’in de OLMAYACACAK… Yani, HER ŞEYİ GÖRMEYECEK, HER ŞEYİ DUYMAYACAK, HER ŞEYİ KONUŞMAYACAKSIN…”unutma demiş, bu kurallara uymazsan sık sık “Hizmet Gereği” tayinin çıkar, sensiz olmaz diyenler kısa sürede seni unutur, çocukların aynı okulu aynı yerde zor bitirir, eşinle tayinler yüzünden kavgan hiç bitmez, siyasiler işi bitince aramaz ve telefonuna çıkmaz olurlar… Hem işte hem de evde kaybeden hep sen olursun, DÜŞENİN DOSTU OLMAZ…” diyerek de uyarmıştı…
Doğrusunu söylemek gerekirse, bizim amirimizin nasihatını yeterince tuttuğumuz, uyguladığımız söylenemez. Çok şükür görevimizi ifa ederken gözümüzü hiç kapatmadık görmemiz gerekenleri GÖRDÜK. Kulağımızı da hiç kapatmadık ve duymamız gerekenleri DUYDUK. Yeri geldiğinde de KONUŞTUK, YAZDIK ama kimsenin açığını aramadık, kimsenin ayıbını yüzüne vurmadık, kimse ile ilgili bilgi, belge toplamadık, sorduklarında düşüncelerimizi yüzlerine karşı açıkladık, bilerek ve isteyerek hata da yapmadık, kurallara UYGUN YAŞADIK ve hala da aynı alışkanlığımızı da sürdürüyoruz… Kimseden bir şey beklediğimiz için değil, bir menfaatimiz olduğu için de değil… kendimize ve vergileriyle maşımızı finanse eden halkımıza olan saygımızdan sürdürüyoruz… Ama etrafıma dün de bugün de baktığımda merhum Başkomiserimin nasihatının ne denli doğru olduğunu ve ne denli gerçeği yansıttığını da görebiliyorum. Hakkını vermek gerek…
Bizim gördüğümüz kadarıyla, yöneticiler genellikle yanında bilen insanı istemiyor… Yöneticiler daha çok verdiği emri koşulsuz aynen uygulayacak insanların yanında çalışmasını istiyor… Farklı düşüncelere değer verdiğini söyleyenler bile eleştiriden hoşlanmıyor… Övgüler, gerçeği yansıtmasa bile, duyulduğunda yöneticileri mutlu ediyor…
Oysa dün de, bugün de, devletimiz ve milletimiz sayıları azalsa bile görevini dürüstçe yapan, küçük menfaatler için kurallara aykırı davranmayan, aldığı maaşı hak eden, şerefli, şahsiyetli, dürüst , adil ve tarafsız görevlilerin omuzunda yaşamaya, ayakta kalmaya devam ediyor. Biz buna inanıyoruz… Tayinler, terfiler, görevden uzaklaştırmalar, kızağa alınmalar geçmişte de hep olmuştur ve bundan sonra da olacaktır ama zaman her şeyin ilacıdır ve uzun vadede gerçeği ortaya çıkaran, kişinin kendisine de uygulayıcılara da değerlendirme imkanı yaratan vaz geçilmez bir süreç ve araçtır…
Bu meslekte YER, MAKAM, RÜTBE ve GÖREV ‘in çok önemli olmadığına, gelip geçici olduğuna, önemli bir makamda ve görevde iken çevrendeki insan sayısının artacağına, o görevden ayrılınca arayanların ve çevrendekilerin azalacağına, hakkında söylenen olumlu şeylerin % 60 şının görevde iken iltifat olduğuna, dünyanın “menfaat dünyası” olduğuna inanacaksın ve üzülmeyeceksin. Emekliliğinde duydukların gerçek düşüncelerdir. Onlara inanacaksın… NE EKERSEN ONU BİÇECEĞİNE DE İNANACAKSIN… İşte o zaman hayal kırıklığı yaşamında yer almayacak…
YorumlarToplam 1 yorum mevcut
moderatore 3 ay önce yorumlandı
moderator bu bolume 3 kere yorum yaptim yayinlamiyorsun. icerigindede hakaret yok.ama elestiriye bile tahammulun yoksa kapat siteyi kardesim