24 Mayıs 2012 Perşembe

KARABULUT CİNAYETİ VE ALDATMA OPERASYONLARI

09 Temmuz 2010, 21:01
KARABULUT CİNAYETİ VE ALDATMA OPERASYONLARI
Prof. Dr. Vahit Bıçak

Karabulut cinayeti, hakkında en çok haber ve yorum yapılan, en çok resmi beyanat verilen ceza soruşturması olsa gerek. Tırnak içerisinde google arama motorunda “münevver karabulut”un adı yazılarak arama yapıldığında 677.000 sonuç çıkmaktadır. Aynı yöntemle arama yaptığınızda “Hayrünnisa Gül” ismi için 199.000, “Emine Erdoğan” ismi için “223.000” sonucun çıktığını dikkate alındığında, cinayetin fail ya da faillerinin adalet önüne çıkarılarak hak ettikleri şekilde cezalandırılabilmelerini sağlama konusunda polisin ne kadar büyük bir kamuoyu baskısı altında olduğu aşikar olmaktadır.

Suçun aydınlatılması konusundaki kamuoyu baskıcı polisi şüphelileri yakalamak için “aldatma operasyonları” yapmaya yönlendirebilmektedir. Şüpheliyi yakalamak ve/veya olayı aydınlatmak için soruşturma yapan polisin, gerçeği tahrif ederek veya gizleyerek veya gerçek olmayan hususları gerçekmiş gibi takdim ederek muhatap olduğu kişileri hataya sevk eden her türlü davranışını “aldatma operasyonu” olarak isimlendiriyoruz. Sokaklarda simitçi, piyangocu, ayakkabı boyacısı, seyyar satıcı gibi kılıklara girerek polisin sosyal hayata kendini fark ettirmeden karışması şeklindeki geleneksel aldatma operasyonları yanında, daha sofistike yöntemlerin kullanıldığı olaylar da söz konusu olabilmektedir.

Aldatma operasyonlarına genellikle mağduru olmayan suçlarda başvurulmaktadır. Uyuşturucu satışı ve fuhuş gibi mağdursuz suçlar karşılıklı rıza ile işlendiğinden dolayı polise gelerek şikayetçi olan ve delil sunan bir mağdur çoğu kez mevcut olmaz. Bundan dolayı, bu gibi suçlarda alıcı ve müşteri kılığında aldatma operasyonları yapılarak mücadele edilmesi bir zorunluluk olmakla birlikte, Karabulut cinayeti gibi mağduru olan suçları aydınlatmak için de temel insan haklarını ihlal etmeyen aldatma operasyonlarına başvurulmasında bir sakınca yoktur.

Yıllar önce benzer bir cinayet davasını aydınlatmak üzere uygulanmış olan ve aldatma operasyonlarını anlatmak için kitabımızda yer verdiğimiz onlarca örnekten biri olmasına rağmen öğrenciler tarafından en çok ilgi gösterilen operasyonun öyküsü, polisin hareket alanının boyutları konusunda bir tartışma açabilir.

R isimli kadın yeşil bir alanda yürüyüş yaparken iki yaşındaki oğlunun gözleri önünde 49 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştür. Suçun işleniş tarzı ve olay mahalli, psikologlar tarafından incelenerek katilin kişilik yapısı hakkında bazı tespitler yapılmıştır. Katilin kişilik profilinin (psikolojik eşkalinin) medya vasıtası ile yerel halka duyurulması üzerine J isimli bir kadın, bir süredir mektup arkadaşlığı ettiği C’nin cinsel fantaziler içeren mektuplarını polise teslim etmiştir. Mektupları inceleyen psikologlar, C’nin cinayeti işleyen katil olabileceği kanaatine ulaşmışlardır.

Psikologların kanaati üzerine, 54 kişinin görev aldığı bir operasyon planlanarak uygulamaya konulmuştur. J, son bir mektup yazarak kendisinin ülke dışına çıkmasından dolayı mektup arkadaşlığına devam edemeyeceğini, L isimli bir arkadaşı ile isterse mektuplaşmaya devam edebileceğini C’ye bildirmiştir. Şüpheliye takdim edilen L, genç ve çekici bir polis memuresidir. C, L ile yazışmaya başlamış ve cinsel unsurlar da içeren mektuplarıyla C’yi kendisine aşık etmeyi başarmıştır. L’nin mektupları Psikolog uzmanların denetiminde kaleme alınmakta ve örtülü bazı testler de içermektedir. Katilin C olduğu yönünde psikologların kanaatlerini, bu yazışmalar daha da güçlendirmiştir. Operasyonu planlayan ve yürüten polis ve psikologlar şüphelinin birkaç hafta içerisine suçu itiraf edeceği beklentisi içerisinde olmalarına rağmen, bu beklenti gerçekleşmeyince operasyon 7 ay devam etmiştir.

L kendisinin, çocuğunun gözleri önünde genç bir kadının cinsel taciz ve öldürülmesi olayına karıştığını, benzer bir tecrübeye sahip birisi ile ancak cinsel birliktelik gerçekleştirebileceğini ve ancak böyle bir kişiye hayatını adayabileceğini şüpheliye defalarca söyleyerek şüphelinin cinayeti üstlenmesini sağlamaya çalışmıştır. Mektuplarla netice alınamaması üzerine önce telefon görüşmeleriyle, daha sonrada yüz yüze görüşülerek operasyona devam edilmiştir.

Bu operasyonun ortaya çıkardığı temel hukuki sorun, polisin kız veya erkek arkadaş kılığında şüphelilere yaklaşmasının kabul edilebilir bir yöntem olup olmadığıdır. Kınanabilir ve kamu menfaatine aykırı olmayan aldatma operasyonlarının izin verilen sınırları hakkında toplumsal tercihin yasal düzenleme veya yargı içtihadı formunda ortaya konulması bir ihtiyaçtır.  

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    YAZARLAR Tümü

    GAZETE MANŞETLERİ

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Cumhurbaşkanımıza sorulmasını istediğiniz konu ne olmalı ?

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV