BENİM VEFALI POLİSİM..
Polisin 657 sayılı yasaya tabi diğer memurlar gibi günde sekiz saat mesai yapmak, ek göstergesini 3600 e çıkarmak, çalışma koşullarını iyileştirmek ve diğer özlük haklarının günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi için yasal bir zemin üzerinde vereceği demokratik hak arayışını İnsan Hakları Evrensel Bildirisine, Anayasaya, İLO’ya ve Birleşmiş Milletler Medeni Ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’ne aykırı bir yaklaşımla baskı altına alarak engelleme uğraşısı içinde olmak, sorunları daha dramatik bir konuma getireceği gibi Teşkilat ile olan
bağlarını zayıflatacaktır.
Hakkaniyet, adalet, huzur ve görevinde kişiliğine, onuruna saygı arayan polise karşı uygulanacak olan her türlü yaptırımlar ve haksız uygulamalar onların kaygılarının artmasına, psikolojilerinin bozulmasına ve performanslarının düşmesine neden olacaktır. Bunun sonucunda da yeni sorunlara kaynak yaratılacaktır. İşte çalışma şartlarının zorluğundan kaynaklanan ruhsal, sosyal ve fiziksel çöküntüler nedeniyle polis cephesinde bunalımlı yıllara doğru yeni kaymalar oluşacaktır. Karmaşık ve o kadar da çekilmez hale gelen sorunlar yumağının hezeyanları altında polis yine ezilen, yıpranan ve hakkı çiğnenen olacaktır.
Polis içindeki bütün korkuları yenerek sorunları ile arasındaki uçurumu kapatmalı ve onları steratejik taktiklerle fırsata çevirmesini bilmelidir. Polisin ruh ve beden kilidinin çözülmesiyle birlikte güven, huzur ve barış kavramlarına yeni bir anlayış gelecektir. Çağdaş yapılanmanın insani ilkelerini görmezlikten gelerek statükocu yönetim anlayışından vazgeçmeyenler, hak ve özgürlük kısıtlamalarından kaynaklanan sorunların vebaline katlanmak durumundadır. Gelinen bu noktada Benjamin Franklin’in şu meşhur sözünü hatırlatmak isterim. “Güvenlik sağlamak için özgürlüğünden feragat eden, her ikisini de kaybeder” Bu bağlamda polisin özlük haklarının iyileştirilmesi uğruna verdiği onurlu ve asil mücadeleyi evrensel boyutlarda düşünmeli, sorgulamalı ve yorumlamalıyız. Hastalıklı ve çarpık bakışlı yaklaşımlardan uzak durmalıyız.
Çağdaş insan hakları ölçütlerine dayalı olarak hazırlanacak yeni haklar ile ilgili düzenlemeler polisi bilgi üreten, okuyan, paylaşan ve onu beyninde iradenin mantıklı gücüyle en rasyonel biçimiyle analiz eden insan konumuna getirecektir.
İş adamından siyasetçisine, inşaattaki işçisinden en değerli bilim adamına, sokaktaki sade vatandaştan en ünlü sanatçısına kadar toplumun bütün kesimleri şunu çok iyi anlamalı ve hiç bir yanlış anlaşılmaya fırsat vermeden bilmelidir ki, polis sahip olduğu 167 yıllık tarihi kültürünün entelektüel yapısının edebi derinliklerinde olgunlaşarak ebediyete uzanan birikimlerinde kazandığı ahlaki ve vicdani değerleriyle çok sağlam bir karakter oluşturmuştur.
Bu umursamazlık Dünyasının bilinmezleri ve karmaşası içinde kendi dertleri ve sorunlarıyla yapayalnız bırakılan polisimiz bütün zorluklara rağmen küçücük bir sevgi ışığı yaratarak bunun aydınlığı içinde güven, huzur ve adalet meşalesini yakabilme becerisini gösterebiliyorsa, bu onun mesleki sadakatinden, vefasından ve özverili çalışmasından kaynaklanmaktadır. İşte onu yücelten ve asil kılan da bu duygularıdır.
ÜNAL BENLİALPER
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
YorumlarToplam 14 yorum mevcut
hüseyin 3 ay önce yorumlandı
kaleminize, yüreğinize sağlık. kendi içinden biraz destek alsa, polisin sorunları büyük ölçüde halledilir.
bayraktar vatanınıseven 4 ay önce yorumlandı
tüm görüşlere katılıyorum. bizim ek gösterge 3600 e çıkarılsın diye emsal gösterdiğimiz ve aynı alanda değişik birimlere bağlı olduğuimuz kurumu gösterdiğimizde bize genel müdürlük ek gösterge ile derece kademeyi karıştırıyorsunuz diye komik bir genelge gönderdi.durumu eşlerimiz kanalı ile bimere sürekli olarak yazalım arkadaşlar
şahin 4 ay önce yorumlandı
çok güzel yazmışsınız.fakat ciddiye alan yok çözüm yok.saygılar...
cetın 4 ay önce yorumlandı
katılmamak eldemı ne zaman teskılat olarak dogru adımlar atmaya baslasak bu teskılatta sahada aktıf olarak calısmayanlar tarafından tum personele bır yazı gonderılıyor oysa bız sadece cozum ıstıyoruz
KONYALI 69 4 ay önce yorumlandı
kendimiz yaziyor kendimiz okuyoruz. heyyyyyy sesimizi duyan varmiiiiiiiiiiiii?