24 Mayıs 2012 Perşembe

POLİS: ÖZEL HAREKAT GÜZEL HAREKAT

24 Ekim 2011, 21:42
POLİS: ÖZEL HAREKAT GÜZEL HAREKAT
 POLİS: ÖZEL HAREKAT GÜZEL HAREKAT

Bu köşenin müdavimleri anımsarlar. Daha önceki değerlendirmelerimden birisinde ‘Polis Özel Harekat ve Terör Sorunu’ başlıklı bir makale yazdımhttp://www.medyafaresi.com/yazi/646/onder-aytac-polis-ozel-harekat-ve-pkk-sorunu.html
Bu makale ile ilgili kendisinden de alıntı yaptığım dostum emniyetçi M. A., ilk makalede yazdıklarıma özel harekat ağırlıklı bir değerlendirme yazısı gönderdi. Önemli olduğuna inandığım için, onun yazdıklarını aynen buraya taşıyorum. Şöyle ki;


‘…Sayın Hocam;


1992-2001 yılları arasında sırasıyla Ardahan- Gaziantep ve Osmaniye illerinde Özel Harekat Şube Müdürlükleri bünyesinde amir olarak görev yaptım.


Özel Harekat ile ilgili yazınızda benim acizane kaleme aldığım yazıya da yer verdiğiniz için ayrıca müteşekkirim. (http://www.medyafaresi.com/yazi/646/onder-aytac-polis-ozel-harekat-ve-pkk-sorunu.html) Yazınız ile ilgili olarak bir kaç kısa ve özel değerlendirmelerde daha bulunmak istiyorum. Okuma ve uygun görürseniz okuyucularınızla paylaşma zahmetinde bulunursanız minnettar olurum.


Sayın Hocam;


Özel harekat polisliği benim çalıştığım dönemlerde ve öncesinde en aktif dönemini geçirmiştir. Azımsanmayacak başarılara imza atılmıştır.


2001 yılının Kasım ayında ise Ecevit-Bahçeli-Yılmaz koalisyonu döneminde çok büyük bir sayı azaltışına gidilerek -Bana göre özel harekatın omurgası ile oynandığı dönemdir- binlerce özel harekat personelinin Özel Harekat Daire Başkanlığından ilişiği kesildi ve bu dönemde daire başkanı intihar ederek hayatına son veren Behçet Oktay’dı.


Rahmetlik Behçet Oktay sevaplarıyla günahlarıyla öbür aleme göçtü. Varsa vereceği hesabı elbette sorulacaktır. Ama ben burada onunla ilgili de özel bir parantez açmak istiyorum. Behçet Oktay Özel Harekat şubesine yanılmıyorsam 1993 ya da 1994 yılında dahil oldu. O döneme, yani kursa gelinceye kadar, kadroda çok aktif görevler almamış hatta başarılı bile sayılamayacak bir kadro geçmişi varken, Özel Harekat kursu sonrasında önce kadrosunda Bingöl- ya da Bitlis ama sonrasında Diyarbakır Özel Harekat Şube Müdürlüğüne getirildi.


Diyarbakır kadrosu zaten önceden gelen başarılı bir şubeydi. Oturmuş kaliteli bir kadrosu ve teçhizat mühimmat destek sıkıntısı olmayan bir şubeydi. Behçet Oktay o şubeye çok fazla şey katmamış olsa da; Genelkurmay tarafından -Genelkurmay tarihinde pek çok generalde bile bulunmayan- “Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası” ile ödüllendirildi. Bunu takip eden kısa sürede ise, 28 Şubat sürecinden sonra rütbesi 3. Sınıf Emniyet müdürü olmasına rağmen Özel Harekat Daire Başkan vekilliğine atandı.


Bu atama çok manidardır. İşin ilginci, kendi intiharı ettiği tarih olan 2009 yılına kadar da 12 yıla yakın bu dairenin başkanlığında görevine devam etti. Acaba bu atama ve uzun süren başkanlık döneminde, Diyarbakır’da aldığı madalya ve kendisine bahşedilen koltuğa, minnettarlık bağlamında dönemim Genel Kurmayından ne tür talimatlar alıp yerine getir(me)miştir bunu bilemiyoruz.


Ancak dairenin ve illerdeki şubelerin Behçet Oktay’dan sonra ne tür değişikliklere gittiği, personel ve silah azaltılmasını nasıl sağladığı ve hatta Behçet Oktayın Özel Harekat Dairsinde bulunan şube müdürlüklerine, hangi görüşte ya da hangi kalitede personel getirdiği araştırılırsa, hiçte azımsanmayacak şeylerin yapıldığı, aşikar olarak görülecektir.


Burada ben bir kişiyi elbette yargılama hakkına sahip değilim ve yargılamıyorum da. Başta da dediğim gibi Allah (cc) rahmet eylesin. Geldi geçti. Hepimizin gideceği gibi. Ama bir döneme kendi açımdan ışık tutma adına ismini zikretmem gerektiği için bu küçük ayrıntıdan da burada söz etmek istedim.


Sayın Hocam;


Ben ve devre arkadaşlarım Özel Harekat Şubesine daha Terörle Mücadele Daire Başkanlığına bağlı bir şube iken gönüllü olarak dahil olduk. Çok azimli çok istekliydik. Özel harekat eğitimini Gölbaşında aldık. 3,5 ayda eğitilen personel sayısı 155’ken, daha sonraki yıllarda bu sayı 700’lere çıktı. Eğitim süresi de 2 hatta 1,5 aya kadar bile indirildi.


Buradan eğitim kalitesinin düştüğü sonucuna varabilmek mümkündür. Ancak asıl konu 2001 yılı Kasım ayında -benim de içinde bulunduğum- binlerce tecrübeli özel harekatçının sebepsiz bahanelerle daireden uzaklaştırılmasıydı.


Burada şunu da açıkça zikretmem gerekir ki; İbrahim Şahin’in başkan olduğu dönemde, Korkut Eken’in başkanlığında; Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz, Ziya Bandırmalıoğlu gibi kişilerin içine girdiği oluşumlarla, o dönemde görev yapan bizlerin hiç ama hiç bir alakamız yoktu ve yasal olmayan bu oluşumlar, özel harekat timlerine de çok büyük zararlar veriyordu.


Ama herhangi bir disiplin cezası almadan, bedeni yeterliliğini, atış kabiliyetini kaybetmeden, sadece ve sadece -o dönem ki genel kurmayın baskıları ile- yine Behçet Oktay’ın başkanlığı döneminde, sayı azaltımı amacıyla yapılan, özel harekattan çıkarma işlemleri de, bu timlerin yapısını değiştirdi.


Gelelim yapılması gerekenlere; teşkilat içerisinden ve hali hazırda bu timlerde çalışanlardan aklı başında, önceliği vatan millet sevdası ve olmazsa olmazı da insan sevgisi olan kişiler bu timlere yeniden kazandırılmalı…


Başlarına; akıllı, işini iyi bilen, duygularını görevine karıştırmayan amirler verilmeli.


Bu timlere sadece meskun mahal dediğimiz yerlerde değil, meskun mahal dışında da herhangi bir kısıtlamaya gidilmeksizin ve askerden izin almadan -ki mevcut durumda askerden izin almadan hiç bir operasyona gidilmemektedir- operasyona çıkma yetkisi sağlanmalı.


En önemlisi de bu personele, bu üstün hizmetin gerektirdiği, maaş ve ek imkanlar sunulmalı ki, bu risk ve sorumluluk gerektiren birimde çalışmak insanlar için özendirici olsun.


Tabi ki terörle mücadele işi, sadece ve sadece polisin yapacağı bir iş değildir. Özel tim, ancak eşkıya ile onların anladığı dilden savaşır. Bir özel timci yeri gelir 10-15 askerimizin yapacağı görevi yapabilir. Çünkü terörle mücadele devamlılık ister. 3 ay acemi eğitiminde attırılan 9 mermi ile göreve yollanan ve işi gücü şafak saymak olan Mehmetçiğimizin terörle mücadelede başarısını beklemek neredeyse olanaksızdır.


Mehmetçik, görev yaptığı süre içerisinde, araziyi, zor yaşam şartlarını, muhtarı, azayı, korucuyu, kötü niyetli yardakçıları tanır ama sonrasında teskere alır ve kazandığı bütün bilgi ve birikimiyle evine döner. Ama polis timleri; en az 3 yıl bölgede görev yaparlarsa, bunun neticesi, başarı olarak mutlaka bize geri döner.


Yukarda da belirttiğimiz gibi, terörle mücadelenin sadece bir ayağı olan eşkıya ile sıcak temas, tamam polisin işi olmalı ve bunu polis halletmelidir. Ancak, terörü besleyen, terörü savunanların geçim kaynağı olan; silah kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti ve hatta ve hatta canla hayvan kaçakçılığı ile de mücadele etmek üzere mutlaka ciddi planlar geliştirilmelidir.


Benim Polis Akademisi’nden mezun olduğum 92 yılında, yeni mezun olan 18 arkadaşımız, Polis Özel harekat kursuna gönüllü olarak katıldı. Biz ayrılıncaya kadar da, bu şerefli görevi yürütmeye çalıştık. Hatta ODTÜ ve Hacettepe mezunu iki arkadaşımız da bizimle beraberdi. Bunlardan birisine; ‘Sen kimya mühendisisin. Neden Polis Amiri oldun? Hatta neden Özel Harekat?’ diye sorduğumda bana; ‘Şu anda 7 milyon TL maaşla –ki bizim maaşımız o günlerde 1 milyon TL idi – klimalı odada görev yapabilecek konumdayım ama ben vatanıma milletime Özel Harekatçı olarak hizmet etmek, eşkıya ile birebir alanda çarpışmak istiyorum” cevabını vermişti.


Ama şu var ki, belki bugünün Polis Akademisi mezunlarına; ‘Özel Harekat şubesinde görev yapmak ister misiniz?’ diye bir soru yöneltilse, bana göre ‘evet’ cevabını alacağımız sayı, bir elin parmaklarına ulaşmaz. Bu da ayrı bir çelişki olsa gerek…


1990-1996 yılları arasında, doğu ve güneydoğuda yapılan yanlış uygulamaların, % 80’inde, ‘polisin hiçbir dahili yoktur’, bundan emin olun. Elbette münferit hatalar olmuştur. Bunu yapanlar da, -isimlerinin bir kısmının yukarda açık seçik belirttim- zaten gerekli cezalarını çekiyor ve öbür dünyada da çekeceklerinden hiç şüphemiz yok.


Hatta şunu da açıkça ifade edebilirim ki; benim ve benimle beraber çeşitli doğu illerine göreve giden devre arkadaşlarımızın bir çoğu, emrindeki memurlarla birlikte, o yöre insanı ile nasıl diyalog kurabiliriz çalışmaları yaptık ve bir çok yörede Allahın izni ile çok da başarılı olduk.


Allah’ın izniyle, şu anda yeniden başlayan bu özel harekatı aktif etme çabaları, sonuç verecek ve ‘Özel harekat yeniden Güzel Harekat olacaktır’ inşallah. Bunu en çok isteyenlerden birisi de benim. Ayrılmış olmama rağmen, ben bu dairden hiç ama hiç ayrılmadım aslında…


Kısa diye başladım ama sanırım yazdıklarım uzun oldu. Ama detaya inmedim daha. Detayda belki sayfalarca yazı yazılabilir bu konuda.


Saygılarımla…’


Ne dersiniz? Özel harekatçı kardeşimin söylediklerinde ama bildiğiniz, ama bilmediğiniz pek çok gerçekler ardı ardına sıralanmakta değil mi?..

 

Twitter/onderaytac

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • YANLIZ KURT 2 ay önce yorumlandı

      yukarida yazilanlarin hepsine katilmakla birlikte daha çok yazilacak şeylerin olduğunu düşünüyorum.bende 93.2002 yillari arasinda özel harekaatta çalişmiş ve tamda zirvemizde iken çikarilmiş olanlardan birisiyim. ben hakkimi helal etmiyorum beni çikaranlara .çünkü ben dağda operasyonda iken doğan çocuğumu göremedim eşimin yaninda olamadim ben çcuğumun konuşmaya başladiğini göremedim ben çocuğumun yürümeye başladiğini göremedim . şimdi size söylüyorum bizi çikaranlara siz bizi çikarirkin atişmi yaptirdiniz spormu yaptirdiniz hangi kriteri öne çikararak bizi özel harekattan çikardiniz tekrar söylüyorum hakkimi helal etmiyorum ben kadroya geldiğimden beri hala kendimi özel harekatci olarak görüyorum ve her an göreve hazirim .söyleyecek çok şey varda neyse .

    YAZARLAR Tümü

    GAZETE MANŞETLERİ

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Cumhurbaşkanımıza sorulmasını istediğiniz konu ne olmalı ?

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV