Efes 2012 Tatbikatından Çok Özel...
Şehit babasını kundakta uğurladı
Şehit olan polis memuru için...
Bakan Şahin'i Hiç Böyle Görmediniz
112 sıra sayılı 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifinin 2. maddesi üzerinde MHP grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri;
Bilindiği gibi 2 Kasım 2011 tarihinde yüce meclis devre dışı bırakılarak 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yayınlanmıştır. Hükümet tarafından eşit işe eşit ücret sloganıyla yapılan düzenlemenin aslında eşit işe eşit ücret öngörmediği şu anda görüşmekte olduğumuz teklifte yer alan bu maddeyle açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede unutulanlar sadece emniyet personelleri değildir. Öğretmenler, din görevlileri, sağlık çalışanları gibi kamu çalışanlarının çoğu da bu 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan düzenlemeden pay alamamışlardır. O nedenle 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemede mağdur olan bütün kamu çalışanlarını kapsayacak bir düzenlemenin acilen yüce meclise getirilmesi faydalı olacaktır.
Vatandaşın huzur ve güven içinde yaşayabilmesi için sağlıklı, güçlü, sorunsuz bir emniyet teşkilatı yapısına ihtiyaç vardır. Emniyet teşkilatının sorunsuz olması için, emniyetin hizmet kalitesinin arttırılabilmesi için emniyet çalışanlarına değer ve destek verilmesi gerekir. Ancak bunu yapması gerekenler Emniyet teşkilatının işleri olduğu zaman hatırlamakta işleri bitince unutmaktadır. Biz tabi ki bu düzenlemeyle getirilen; emniyet mensuplarının uçuş ve dalış hizmetleri tazminatının arttırılmasını yerinde buluyoruz. Ancak 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Hizmetleri içerisindeki ortaya çıkan ücret adaletsizliğinin de düzeltilmesi gerektiğine inanıyoruz. 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 1. sınıf Emniyet Müdürlerinin ücretleri arasında ciddi farklılaştırmalar oluşturulmuştur. İl emniyet Müdürü olan 1. sınıf Emniyet Müdürü ile müfettiş olan 1 sınıf emniyet müdürleri arasında 1000 TL’yi bulan bir ücret farkı oluşmuştur. Aynı statüdeki iki emniyet müdürünün arasında bu kadar büyük maaş farkı olması kabul edilebilir, mantıklı bir uygulama değildir. Bu adaletsizliğin yapılacak bir düzenlemeyle acilen düzeltilmesi gerektiğini ifade etmek isterim.
Değerli Milletvekilleri;
Yine bu kanun hükmünde kararname ile istihbarat, terörle mücadele, organize suçlar gibi birimlerde çalışan polislere farklı tazminat, karakolda, büroda önleme hizmetlerinde çalışan polislere ise daha düşük tazminatlar ödenmesine karar verilmiştir. Bu son derece yanlış; emniyet teşkilatı mensuplarını birbirinden ayrıştıran, çalışma barışını bozan adaletsiz bir uygulamadır. Emniyet Hizmetlerinin en önemlisi önleme hizmetidir. Siz gece gündüz zor şartlarda karakollarda çalıştırılan polis memuruna, sokakta çalışan trafik polisine, asayiş polisine üvey evlat muamelesi yapamazsınız. Karargâhta, bürolarda çalışan polisleri yok sayamazsınız. Karargahı olmayan, sağlıklı bir yapıyı düşünemezsiniz.
Sayın Bakan;
Bir babanın, evlatları arasında ayrım yapması doğru değildir. Babanın evlatları arasında ayrım yaptığı ailelerde huzur olmaz. Emniyet teşkilatının sorumlusu sizsiniz. Lütfen emniyet teşkilatını bir bütün olarak görün. Bu teşkilatın çalışanlarının bir kısmına has evlat bir kısmına üvey evlat muamelesi yapmayın. Toplumun huzur ve güvenliğini sağlamak için; zor şartlar altında çalışan, fiziken ve ruhen yıpranan ve bu sebeple erken yaşlarda türlü sağlık problemleriyle karşılaşan polislerimiz arasında bir ayrım yapmak kabul edilebilir bir durum değildir. Bu teşkilat içerisinde herkesin yaptığı iş en az bir diğerinin yaptığı iş kadar önemlidir.
Yine teşkilat içerisinde çalışan müdür sınıfındaki personel ile memur personel arasında maaş farkı oldukça düşüktür. 4. sınıf bir emniyet müdürü kendi kıdemindeki bir polis memurundan birkaç yüz lira fazla maaş almakta ama o polis memurundan daha fazla çalışmaktadır. Amir pozisyonundaki emniyet çalışanlarına da statüsüne, sorumluluğuna ve mesaisine uygun bir ücret ödenmeli amir statüsündeki personel mağdur edilmemelidir.
5510 sayılı kanunun 80. maddesi emekli keseneği, çalışanların her türlü kazançlarından kesilir hükmüne amirdir. Ancak polislerin aldıkları ek ödeme ve tazminatların önemli bir kısmı emekli keseneğine tabi olmadığından emekli polis memurları çok düşük maaş almaktadır. Yani polis memuru emekli olunca çalışırken aldığı net maaşın yarısından bile daha az emekli maaşı alabilmektedir. İyi hoş bu sorun sadece polislerimizin sorunu değildir. Sağlık çalışanları, öğretmenler, doktorlar çalışırken döner sermaye, ek ders ücreti gibi adlar altında ödenekler almaktadır. Ancak bunlar 5510 sayılı kanunun istisnai hükümlerine tabii tutularak bu ödeneklerden emekli keseneği kesilmemektedir. Polislerimiz, öğretmenlerimiz, sağlık çalışanlarımız emekli olunca perişan edilmektedir. Dolayısıyla polislerimizden, öğretmenlerimizden, sağlık çalışanlarımızdan; çalışırken, değişik adlar altında alınan tüm ödeneklerin 5510 sayılı kanun altında emekli keseneğine tabi tutularak emekliliklerindeki mağduriyetlerine son verilmesi gerekir.
Saygıdeğer Milletvekilleri;
Tabii emniyet teşkilatının sorunları sadece bunlardan da ibaret değildir. Türkiye 30 yıldır terörle mücadele etmektedir. Bu mücadelede emniyet teşkilatımızın daha verimli bir çalışma seyredebilmesi için hassas bölge tazminatı veya ödeneği ihdas edilmesi yeniden tartışılmalıdır. Yine hassas bölgelere tayin olan amir ve memurlar yeni görev yerleriyle ilgili olarak bilgilendirilmeli ve kurumsal bir hafıza oluşturulmalıdır. Tabii emniyet hizmetlerinin sağlıklı devamı için hassas bölgelerdeki görevi sona eren amir ve memurların rehabilite edilmesi, toplum destekli polis uygulaması bakımından önemlidir. Çünkü sağlıklı hizmeti sağlıklı insanlar yapabilir. Sağlıklı kararları sağlıklı insanlar alabilir. Toplumun huzurunu sağlamakla görevli Emniyet teşkilatı mensuplarının sağlığına önem vermemiz gerekmektedir. Polis vatandaş ilişkilerinin sağlıklı bir zeminde devam etmesi için sadece polislik mesleğine alınırken değil mesleğin icra edildiği dönem içerisinde de motivasyon desteğinin yapılması gerekmektedir.
Yine bir diğer sorun da polislerimizin 12/24 sisteminde çalıştırılmasıdır. Ülkemizde geçerli olan iş hukuku ve uluslararası çalışma örgütü sözleşmesi haftada 40 saat çalışmayı öngördüğü halde polis haftada en az 72 saat çalışmaktadır. Hafta sonları, dini ve resmi bayramlarda çalışmalar bahsi geçen saatin dışındadır. Yani bu süreye ektir. Bu sistem polislerimizde fiziksel ve ruhsal çöküntüye sebep olmaktadır. Yine bu sistem polislerimizin aileleriyle vakit geçirmesine engel olmakta, buna bağlı olarak da sağlıklı bir aile yapısından bahsedilememektedir. Dolayısıyla böylesi zor şartlar altında çalışan polis teşkilatı mensupları, kendisine, ailesine ve çocuklarına vakit ayıramamakta, sosyal hayattan kopuk yaşamaktadır. Böyle bir çalışma sistemi sosyolojik ve psikolojik olumsuzluklar doğurmaktadır. Ortaya çıkan bu olumsuzlukların sebep olduğu zararlar; siz de taktir edersiniz ki parayla, pulla ölçülemeyecek kadar büyük ve önemlidir. Polisin çalışma saatleri belirlenmeli, kendisine, ailesine, sosyal ve kültürel faaliyetlerine zaman ayırması sağlanmalıdır. Böylelikle polislerimiz birtakım olumsuzluklardan ve stresten uzaklaşılmış olacaktır. Hem kendine hem de topluma daha faydalı bir emniyet teşkilatından bahsedilebilecektir. Polislerimizin, ailelerinin, en nihayetinde toplumumuzun sağlık ve huzurunun sağlanması için gerekli çalışmaların acilen başlatılması ve sonuçlandırılması gerekmektedir.
POLİS ZAM DEĞİL, ÖZLÜK HAKLARINI İSTİYOR
Zammı Belirleyecek Kurulun Başkanı Ne Dedi?
Polis Astsubaya Eşitlenmedi,Uzman Çavuş Polise...
Polisler ek göstergelerinin 3600'e yükseltilmesini...
Polis ve askere güvenlik tazminatı TEKLİFİ
Hükümetten Memura Yeni Teklif
Memur-Sen'den Yeni Teklife Tepki
Hükümetten Memur Zammı İçin Yeni Teklif
YorumlarToplam 74 yorum mevcut
bdr 4 ay önce yorumlandı
sağolun vekilim.ama bu ülkede kanun yapıcılar kendi çıkarlarına olan yasaları 1 gecede çıkarabiliyorlar.polisin çalışma saatini görmezden geliyorlar.personel yasamız ve sosyal haklarımız için üniversite dediler teşkilat %99 üniversiteli oldu.daha neyapalım bilemiyorum.sadece insaf diyoruz...şu kanunları artık çıkarın kafamız rahat bi şekilde görevimizi yapabilelim.mecliste yeteri kadar çoğunluk var isteseler bugün yaparlar.çalışma saatlerimiz ve iş yükümüz ortada.lütfen biraz insaf diyoruz..bu kadar oy aldınız daha ne yapalım..
Muzaffer BEKTAŞ 4 ay önce yorumlandı
değerli meslektaşlarım bizim herkesten farklı bir durumumuz var farkında değiliz,hani lobicilik deniyorya cumhurbaşbaşkanı yanında biz başbakan ve bakanlar yanında biz yeri geldiğinde hakkımızı bir şekilde iletmeliyiz ağlamayana mama yok ha diyorsanızki nemelazım yerimden rahatım,biz ne rahatlar gördük, bu iş iktidarla olur muhalefetle değil,iktidar bu payeyi muhalefete vermez,yinede muhalefet milletvekiline tabiki teşekkür ederim.emekli ben 1/4 2200 ek gösterge 1278-tl maaş alıyorum oysa bir astsubay 700-750-tl benden farklı maaş alıyor.
erdal kara manisa 4 ay önce yorumlandı
arkadaşlar herkes kendi ilindeki milletvekillerini başbakanın daha önce verdiği sözlere yoğun bir şekilde gerek bizzat gerekse telefonlarını arayarak verilen sözlerin bir an önce tutulmasını sağlayabiliriz.inşallah derece sorunu en kısa zamanda çözülür
Erdal Sarı @istanbul polisi 4 ay önce yorumlandı
arkadaşlar bu konuda daha çok komu oyu oluşturmamız lazım.başbakanlığa bimere daha çok yazmalıyız ki sesimizi ancak duyurabiliriz.
polis5 4 ay önce yorumlandı
helal olsun sayın vekilim